TikTok'un ABD operasyonlarını çevreleyen çalkantılı anlaşma: Siyaset ve iş dünyası arasında yeni bir dönem başlıyor
TikTok'un ABD Operasyonlarının Arka Planı: Kriz ve Siyasi Baskı
2020 yılında, dünyayı kasıp kavuran kısa video platformu TikTok, ABD pazarında varoluşsal bir krizle karşı karşıya kaldı. Bunun tetikleyicisi, dönemin Trump yönetimi tarafından çıkarılan "yasak" oldu.Bunun altında yatan neden, TikTok'u işleten Çinli şirket ByteDance'ın ABD'li kullanıcıların kişisel verilerini Çin hükümetine sağlayabileceği veya Çin hükümetinin platformu propaganda yaymak için kullanabileceği yönündeki derin ulusal güvenlik endişesiydi.
Bu siyasi baskı, ABD'de kullanıcı tabanını hızla genişleten TikTok için beklenmedik bir gelişme oldu. Özellikle gençler arasında son derece popüler olan ve eğlence, bilgi paylaşımı ve hatta iş için vazgeçilmez bir platform olan TikTok'un bir gecede ABD'den çıkarılma ihtimali, kullanıcıları, içerik oluşturucuları, reklamverenleri ve her şeyden önce ByteDance'ın kendisini şok etti.
ABD hükümeti, TikTok'un ABD'deki faaliyetlerinin bir Amerikan şirketine satılmasını talep etti. Buna yanıt olarak birkaç büyük teknoloji ve perakende şirketi öne çıktı.
- Microsoft: Bulut ve kurumsal çözümler alanındaki güçlü yönlerini kullanarak, TikTok'un teknolojik altyapısını ve kullanıcı verilerini entegre etmeyi araştırdı.
- Oracle: Veri yönetimi ve bulut altyapısı alanındaki güçlü yönleriyle şirket, TikTok'un veri güvenliği endişelerine çözümler önerdi.
- Walmart: Perakende devi, TikTok'un e-ticaret sektöründeki potansiyeline odaklandı ve onu yeni bir satış kanalı olarak entegre etmeyi düşündü.
Bu şirketler, TikTok'un geniş kullanıcı tabanı, verileri ve yenilikçi algoritmalarına büyük ilgi gösterdi. Ancak bu anlaşma, basit bir şirket satın alımının ötesine geçerek, ABD-Çin yüksek teknoloji üstünlüğü yarışının sembolü haline geldi ve küresel ilgiyi üzerine çekti. Siyasi hesaplamalar ve ticari çıkarların karmaşık bir şekilde iç içe geçtiği bir ortamda, TikTok'un ABD'deki faaliyetlerinin kaderi giderek belirsiz hale geldi.Bu, şüphesiz, tüm uluslararası finans gazetecilerinin dikkatini çeken, heyecan verici bir anlaşmaydı.
Ortak Girişim: Oracle ve Walmart'ın 'Alışılmadık Stratejisi'
Gergin durumun ortasında, TikTok'un ABD operasyonları ile ilgili müzakereler beklenmedik bir dönüş yaptı.Başlangıçta Trump yönetimi, ABD şirketlerine "tam satış" yapılmasını şiddetle talep etti, ancak ByteDance, TikTok'un temel algoritma teknolojisini satmaya kesinlikle karşı çıktı. Bu, TikTok'un rekabet gücünün kaynağıydı ve Çin hükümeti de potansiyel sızıntı konusunda endişeler besliyordu. Bu durum, Oracle ve Walmart tarafından önerilen "ortak girişim" adlı üçüncü bir yolun ortaya çıkmasına neden oldu.
Bu anlaşma, saf bir M&A (birleşme ve satın alma) değil, Amerikan yatırımcıların çoğunluk hisselerine sahip olduğu yeni bir şirket olan "TikTok Global"in kurulmasını içeriyordu – gerçekten de çok zekice bir çözümdü.
Somut plan şu şekildedir:
- Oracle'ın rolü: TikTok Global'in "güvenilir teknoloji ortağı" olarak, ABD'deki Oracle bulut altyapısında ABD kullanıcı verilerini barındıracak ve güvenliğini sağlayacaktır. Bu, ulusal güvenlik endişelerini gidermeyi amaçlamaktadır. Oracle'ın gelişmiş veri güvenliği teknolojisi bu anlaşmanın anahtarıdır.
- Walmart'ın rolü: TikTok Global'in "ticari ortağı" olarak Walmart, e-ticaret sektöründeki işbirliğini güçlendirecekti. Walmart, yeni müşteri segmentlerine ulaşmak ve çevrimiçi satışları genişletmek amacıyla TikTok'un canlı ticaret ve sosyal ticaret potansiyeline odaklandı. Walmart ürünlerinin doğrudan TikTok platformunda satılması gibi önemli sinerjiler bekleniyordu.
- TikTok Global Yönetişimi: Yeni şirketin yönetim kurulunun çoğunluğunun Amerikalı olacağı kararlaştırıldı. Ayrıca, ABD'deki kullanıcı verileri ABD veri merkezlerinde depolanacak ve Oracle güvenliğini denetleyecekti. Bu, ABD'nin ulusal güvenlik gereksinimlerini karşılamak amacıyla yapıldı.
Bu ortak girişim, hassas bir denge üzerine kuruldu: ByteDance, ABD hükümetinin taleplerine uyarak TikTok'un algoritmasının kontrolünü elinde tuttu.Oracle ve Walmart için bu anlaşma, TikTok'un geniş kullanıcı tabanına ve verilerine erişim sağlamanın ötesinde stratejik bir öneme sahipti; aynı zamanda Çinli şirketleri çevreleyen jeopolitik sorunların çözülmesine de katkıda bulundu. Bu, uluslararası finans gazetecilerinin dikkatini çekmesi gereken, siyasi baskıların ortasında iş fırsatlarını değerlendiren, gerçekten yenilikçi bir anlaşmaydı.
Anlaşmanın Karmaşıklığı ve İlgili Tarafların Çıkarları
Bu TikTok anlaşması, karmaşıklığı ve çok katmanlı motivasyonlarıyla uluslararası iş tarihinde benzersiz bir örnek teşkil ediyor.Başlangıçta Başkan Trump, "anlaşmanın %100 Amerikan şirketleri tarafından kontrol edilmesi gerektiğini" ısrarla savunuyordu. Ancak sonunda, ByteDance'ın algoritmanın kontrolünü elinde tutacağı bir ortak girişim yapısına "onay" verdi. Bu, tam bir satışta ısrar etmek yerine, ortak girişimi pragmatik bir çözüm olarak kabul ettiği şeklinde yorumlanabilir. Ancak bu "onay" geçiciydi ve anlaşmanın tam olarak onaylanması için hem ABD hem de Çin hükümetlerinin karmaşık incelemelerini beklemek gerekiyordu.
İlgili tarafların niyetleri şöyleydi:
- ByteDance (TikTok): ABD pazarındaki faaliyetlerini sürdürmek en önemli öncelikti. ABD pazarı, TikTok'un küresel stratejisi için vazgeçilmezdi ve teknolojik avantajının kaynağı olan algoritmasından vazgeçmeden siyasi baskıyı savuşturması gerekiyordu. Ortak girişim, bu ikilemi çözmek için geçici bir önlem olarak görülebilir.
- Oracle: Bulut işinde yoğunlaşan rekabetle karşı karşıya kalan Oracle, TikTok'u önemli bir müşteri olarak kazanmak ve veri güvenliğini yönetmek, teknolojik yeteneklerini ve güvenilirliğini küresel olarak sergilemek için mükemmel bir fırsat sunuyordu. Ayrıca, bu politik açıdan hassas konuya dahil olmak, hükümetle ilişkilerini güçlendirme olasılığı da sunuyordu.
- Walmart: E-ticarette Amazon ile rekabetin yoğunlaşmasıyla Walmart, TikTok'un sosyal ticaret potansiyelinden oldukça etkilendi. TikTok'un genç kullanıcı tabanını ele geçirerek, çevrimiçi stratejisini hızlandırmak ve yeni bir büyüme motoru elde etmek istedi.
- ABD Hükümeti: Amaç, ulusal güvenlik endişelerini gidermek ve ABD verilerinin Çin hükümetine akma riskini en aza indirmekti. Tam satışın zor olması nedeniyle, Oracle'ın veri yönetimi ve ABD liderliğindeki yönetişimin dahil olduğu ortak girişim, siyasi bir zafer olarak sunulabilecek bir yön sunuyordu.
- Çin Hükümeti: Kendi yüksek teknoloji şirketlerinden teknoloji sızıntısına karşı uyanık olan hükümet, çekirdek teknolojilerin, özellikle algoritmaların yurtdışına satışını sıkı bir şekilde kısıtladı. ByteDance'ın algoritmalarını elinde tutması, Çin hükümetinin niyetine uygun bir adımdı ve teknolojik milliyetçiliğin bir ifadesi olarak görülebilirdi.
Dolayısıyla, bu anlaşma basit bir ticari işlemden çok daha fazlasıydı. Uluslararası politika, ulusal güvenlik ve teknolojik üstünlük mücadelesini karmaşık bir şekilde iç içe geçiren, son derece çok yönlü bir tablo ortaya koydu. Sonuçta, TikTok Global'in kurulması gerçekleştirilse de, ABD yönetimindeki değişiklik anlaşmanın hukuki ve siyasi statüsünü daha da belirsiz hale getirdi. Bu, uluslararası finans gazetecilerinin çözmesi gereken, modern iş dünyasının gerçek bir mikrokozmosuydu.
Ortak Girişimlerin Geleceği ve Uluslararası İşletmeler için Etkileri
Oracle ve Walmart'ın TikTok'un ABD operasyonlarıyla ilgili ortak girişimi, uluslararası ticarette yeni zorlukları ve olanakları ortaya çıkardı. Bu anlaşma, ABD ve Çin arasındaki jeopolitik gerilimin tırmanmasıyla ulusal güvenlik ve kurumsal ticari çıkarların nasıl karmaşık bir şekilde iç içe geçtiğini gösteren sembolik bir vaka çalışması haline geldi.Sonuçta, ortak girişim Trump yönetiminin sona ermesinden önce ABD hükümetinin nihai onayını alamadı ve Biden yönetimi altında TikTok yasağı geri çekildi. Ancak, bu anlaşmanın "siyasi riski aşmak için ortaklık stratejisi" yönü, günümüzün uluslararası ticareti için son derece önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Bu anlaşmadan çıkarılabilecek temel dersler şunlardır:
- Artan Jeopolitik Riskler: Teknoloji şirketleri, sadece ürünleri veya hizmetleri nedeniyle değil, aynı zamanda menşe ülkeleri ve veri yönetimi uygulamaları nedeniyle de uluslararası siyasi baskıya maruz kalma riskleri ile karşı karşıyadır. Veri gizliliği ve ulusal güvenlik ile ilgili alanlarda hükümet müdahalesi özellikle kaçınılmazdır.
- Birleşme ve satın almalar ile ittifakların evrimi: Geleneksel saf satın almalar ve birleşmelerin ötesinde, siyasi ve düzenleyici kısıtlamaları aşmak için tasarlanmış "ortak girişimler" ve "stratejik ortaklıklar" giderek daha önemli seçenekler haline gelecektir. Temel teknolojileri korumayı ve veri yönetişimini sağlamayı amaçlayan karmaşık planlar yaygınlaşacaktır.
- Veri Yönetiminin Önemi: Sınır ötesi veri işleyen şirketler için veri depolama yeri, erişim izinleri ve güvenlik önlemleri artık sadece teknik konular değildir. Bunlar, iş sürekliliğini belirleyebilecek siyasi ve hukuki zorluklar haline gelmiştir. Oracle gibi "güvenilir teknoloji ortağı"nın rolü giderek daha önemli hale gelecektir.
- Hükümetlerle Diyalog ve Lobicilik: Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketler, farklı ülkelerin hükümetleri ve düzenleyici kurumlarıyla aktif olarak diyalog kurmalı ve ilişkiler geliştirmelidir. Politika oluşturma süreçlerini etkilemek için lobicilik faaliyetleri de iş stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
TikTok örneği, teknolojik gelişmelerin ulusal sınırları bulanıklaştırırken, ulusal egemenlik ve güvenlik kavramlarının iş kararlarını derinden etkilediği bir döneme girdiğimizi göstermektedir. AI, veri ve 5G gibi stratejik teknoloji sektörlerinde de benzer siyasi müdahaleler ve düzenlemelerin sıkılaştırılması beklenmektedir. Uluslararası finans gazetecileri olarak, jeopolitik ve iş dünyasının kesiştiği bu noktada ortaya çıkan yeni anlaşma eğilimlerini izlemeye devam etmeliyiz.


コメント