Özbekistan, İşgücü Diplomasisiyle Ekonomik Dönüşümü Hızlandırıyor! Batı Pazarlarına Giriş Stratejisi ve Yatırım Fırsatları
Orta Asya'nın lokomotifi Özbekistan, ekonomik kalkınma stratejisinde cesur adımlar atıyor.Odak noktasını Rusya ve Kazakistan gibi geleneksel işgücü ihracat destinasyonlarından İskandinav ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri gibi yeni yüksek gelirli pazarlara kaydırarak, ulusal ekonomisinin kalitesini artırmayı ve sürdürülebilir büyüme sağlamayı hedefliyor. Bu, işgücü hareketliliğinin genişletilmesinden daha fazlasını ifade ediyor; Özbekistan'ın uluslararası toplumdaki konumunu yükseltmek ve ekonomik dönüşümü hızlandırmak için tasarlanmış, dikkat çekici stratejik bir "anlaşma"dır.
İşgücü Göçü Stratejisinde Bir Dönüm Noktası ve Ekonomik Büyüme Hedefleri
Özbekistan hükümeti, yurtdışına işgücü göçünü sadece işsizlikle mücadele aracı olarak değil, ülkenin insan sermayesini en üst düzeye çıkarmak ve ekonomik büyümeyi hızlandırmak için stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Bunun temelinde net hedefler yatıyor:
- Havale gelirlerinin artırılması ve çeşitlendirilmesi: Avrupa ve Amerika'daki yüksek ücretli pazarlara işgücü göndererek, işçi başına havale gelirini önemli ölçüde artırmak ve döviz rezervlerini güçlendirmek.
- İşçilerin becerilerinin geliştirilmesi: Gelişmiş ülkelerde istihdam yoluyla ileri teknik beceriler ve uzmanlık bilgisi edinilmesini sağlayarak, dönüşte ülke ekonomisine katkıları teşvik etmek.
- İşsizliğin azaltılması: Özellikle gençler için istihdam fırsatları yaratarak sosyal istikrara katkıda bulunmak.
- Uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi: Yeni ortak ülkelerle ilişkilerin derinleştirilmesi ve diplomatik etkinin genişletilmesi.
Bu hedeflere ulaşmak için, Dış İşgücü Göçü Ajansı (AELM) öncülük etmekte ve üst düzey hükümet yetkilileri çeşitli ülkelerle aktif olarak ikili anlaşmalar yapmaktadır. Bu, ulusal düzeyde bir "insan sermayesine yatırım"dır ve uzun vadeli bir ekonomik stratejinin parçasıdır.
İşgücü hareketliliği eskiden ağırlıklı olarak eski Sovyet coğrafyası içinde gerçekleşirken, Özbekistan artık işgücü piyasasına küresel bir perspektiften bakmakta ve kendi işgücüne yeni fırsatlar sunmaya çalışmaktadır. Bu stratejik değişim, Özbekistan ekonomisinin daha açık ve uluslararası rekabet gücü yüksek bir ekonomiye dönüştüğünün kanıtıdır.
İskandinav ve ABD Pazarlarına Giriş: Somut Anlaşmalar ve Fırsatlar
Özbekistan'ın işgücü diplomasisi şimdiden somut sonuçlar vermektedir. Özellikle Almanya, Polonya, Birleşik Krallık ve ABD gibi ülkelerle çeşitli düzeylerde işbirliği çerçeveleri oluşturulmaktadır. Bu ülkeler, yaşlanan nüfus ve belirli sektörlerdeki işgücü eksikliği gibi zorluklarla karşı karşıyadır. Özbekistan'ın genç ve motivasyonu yüksek işgücü, karşılıklı yarar sağlayan ilişkiler kurmak için güçlü bir unsurdur.
Özel "anlaşmalar"ın örnekleri arasında şunlar yer almaktadır:
- Almanya: Sağlık, bakım ve inşaat sektörlerinde işçi gönderimi konusunda anlaşmalar ilerlemektedir. Bu programlar, dil eğitimi ile uzmanlık becerilerinin edinilmesini birleştirme özelliğine sahiptir.
- Polonya: Tarım, imalat, inşaat ve diğer sektörlerde mevsimlik ve uzun vadeli işçilerin kabulünün genişletilmesi.
- Birleşik Krallık: Tarım sektöründe mevsimlik işçi programı halihazırda yürürlüktedir ve gelecekte diğer sektörlere de yayılması öngörülmektedir.
- Amerika Birleşik Devletleri: Belirli becerilere sahip işçilerin kabulü konusunda görüşmeler devam etmektedir (H-2B vizeleri gibi). Özellikle bilişim ve inşaat sektörlerinde talep olması beklenmektedir.
Bu anlaşmaların başarısını sağlamak için Özbekistan hükümeti, işçilerin dil yeterliliklerini artırmaya, mesleki eğitimi güçlendirmeye ve uluslararası niteliklerin edinilmesini desteklemeye öncelik vermektedir. Meslek yüksekokulları ve dil merkezleri arka arkaya kurulmakta ve işçilerin yurtdışında çalışmak için gerekli beceri ve bilgileri edinebilecekleri bir ortam yaratılmaktadır. Bunun amacı sadece işgücü göndermek değil, uluslararası pazarın Özbek işçileri "yüksek kaliteli" bir işgücü olarak algılamasını sağlamaktır.
Bu stratejik yaklaşımın, Özbekistan işgücü piyasasında çeşitliliği teşvik ederek belirli ülkelere veya sektörlere bağımlılık riskini azaltması da beklenmektedir.
Ekonomik Etki ve M&A ve Yatırım Fırsatları Üzerindeki Dalga Etkileri
Bu işgücü hareketliliği stratejisinin Özbekistan ekonomisi üzerindeki etkisi ölçülemez. İlk olarak, yurt dışından gelen havaleler iç tüketimi canlandırmakta ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesini desteklemektedir. Bu da günlük ihtiyaçlar, dayanıklı tüketim malları ve hizmetler dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlerde talebin artmasına yol açarak iç pazarın canlanmasına katkıda bulunmaktadır.
Ayrıca, yurtdışından dönen işçiler sadece kazançlarını değil, aynı zamanda yeni beceriler, bilgiler ve iş fikirlerini de beraberlerinde getirdiklerinde, inovasyon ve verimlilik artışına katkıda bulunurlar. Bu, imalat, BT hizmetleri ve turizm gibi Özbekistan'ın kilit sektörleri için önemli bir artıdır.
Dahası, bu hareket dolaylı olarak doğrudan yabancı yatırımları (FDI) ve birleşme ve satın alma fırsatlarını canlandırma potansiyeline sahiptir. Bunun nedeni, yatırımcılar için cazip bir pazarın sadece ucuz işgücüne sahip bir pazar değil, aynı zamanda yüksek eğitimli, vasıflı işgücü ve satın alma gücüne sahip tüketicilere sahip bir pazar olmasıdır.
- İnsan sermayesinin cazibesi: Nitelikli işgücünün artması, imalat ve hizmetler için bir çekim merkezi görevi görerek, ortak girişimlerin ve yerel kuruluşların cazibesini artırmaktadır.
- Pazar Büyüme Potansiyeli: Havale kaynaklı tüketim artışı, perakende, e-ticaret ve finansal hizmetler alanlarında yatırım fırsatları yaratmaktadır.
- Altyapı yatırımı: İşçilerin hareketliliğini desteklemek için ulaşım, konaklama ve iletişim altyapısı alanlarında da yatırım ihtiyaçları artmaktadır.
Hükümetin proaktif reform tutumu ve işgücü piyasasının uluslararasılaşması, Özbekistan'ın "iş dostu bir ülke"ye dönüşmekte olduğunu ve yurtdışı şirketlerin birleşme ve satın alma ile yatırım hedefleri arasında yerini güçlendirdiğini göstermektedir.
Zorluklar ve Gelecek Beklentileri: Sürdürülebilir Kalkınmaya Giden Yol
Ancak, bu iddialı strateji aynı zamanda birkaç zorluk da ortaya çıkarmaktadır. En kritik olanı, işçilerin haklarını korumak ve güvenliklerini sağlamaktır. Yurtdışında haksız muamele, ödenmemiş ücretler veya yasadışı göç risklerini en aza indirmek için hükümet, uluslararası kuruluşlar ve ev sahibi ülkelerle işbirliğini güçlendirerek şeffaf bilgi ve hukuki destek sağlamalıdır.
Ayrıca, "beyin göçü" sorunu da göz ardı edilemez. Yüksek vasıflı personelin yurtdışına sürekli olarak göç etmesi, yerli sanayilerin gelişimini engelleyebilir. Bu nedenle, hükümetin, yurtdışında kazanılan beceri ve deneyimlerin yurt içinde değerlendirilmesini sağlayan cazip istihdam fırsatları ve girişimcilik destek önlemlerini geliştirerek, geri dönüşü teşvik eden politikalar uygulaması büyük önem taşımaktadır.
Özbekistan, gelecekte işgücü hareketliliği stratejisiyle sürdürülebilir kalkınmayı hedeflemektedir. Bu strateji aşağıdaki alanlara odaklanmaktadır:
- İşgücü piyasasının daha da çeşitlendirilmesi: Belirli ülkelere veya sektörlere aşırı bağımlılık olmadan küresel talebi karşılayabilecek çok yönlü bir işgücü arz sistemi kurulması.
- Eğitim sisteminin reformu: İnsan sermayesinin kalitesini daha da artırmak için uluslararası işgücü piyasasının ihtiyaçlarına uygun mesleki eğitim ve yükseköğretim programlarının genişletilmesi.
- İnovasyonu teşvik etmek: Yurt dışından bilgi ve teknoloji akışını en üst düzeye çıkararak, yurt içi teknolojik inovasyonu ve start-up ekosisteminin gelişimini desteklemek.
Bu girişimler, Özbekistan'ın kendisini sadece bir işgücü tedarikçisi olarak değil, aynı zamanda "Orta Asya'nın Ekonomik Merkezi" olarak konumlandırması ve uluslararası toplumda daha güvenilir ve çekici bir yatırım destinasyonu haline gelmesi için önemli adımlar teşkil etmektedir. Yurtdışı yatırımları düşünen iş sahipleri için, ülkenin dinamik dönüşümü yeni iş fırsatları açısından gerçek bir hazine sunmaktadır.


コメント